Ocak 2026’da Enflasyon Yüksek Gelirse Faiz İndirim Kararları Pas Geçilebilir

  • Ekonomi
  • Aralık 31, 2025
  • 0 Comments

İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, 2026 yılının ekonomik görünümünü değerlendirdi. Özdurak’a göre, faiz politikalarının tek başına enflasyonu kalıcı biçimde düşürme gücü zayıflarken, Türkiye ekonomisi düşük katma değerli büyüme ve fiyat yapışkanlığı sorunlarıyla karşı karşıya. Hizmet sektöründeki kontrolsüz artışlar, kur baskısı ve küresel sermaye koşulları enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. 

İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, yeni yılın ekonomik görünümünü değerlendirdi. Doç. Dr. Özdurak’a göre, 2026’ya girerken asıl ihtiyaç, para politikasının ötesine geçen nitelikli bir ekonomik dönüşüm.

“Kontrolsüz fiyat artışları enflasyonla mücadeleye darbe vuruyor”

Enflasyonla mücadelede mevcut faiz politikasının etkisinin zayıfladığını belirten Doç. Dr. Caner Özdurak, şöyle devam etti:

“Eğer 2026 yılında da enflasyonla mücadele sadece faiz kararları gibi para politikası araçlarıyla yürütülmeye devam ederse, enflasyonun yüzde 20’nin altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durum, ekonomi yönetiminin hedefine ulaşmasının zor olacağını gösteriyor. Burada, kalıcı bir başarı için ekonominin kurgusunun, sanayi politikalarının ve makro ekonomik stratejilerin değişmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Türkiye ekonomisinin giderek düşük katma değerli hizmet sektörüne yaslandığı dikkat çekiyor. Özellikle hizmet sektöründeki kontrolsüz fiyat artışları enflasyonda bir yapışkanlık yaratıyor ve mücadeleye darbe vuruyor. Konut ve eğitim harcamalarında da acil reform ihtiyacı bulunuyor. Bu olumsuz etkenlere rağmen, temkinli de olsa faiz indirimlerinin devam edebileceğini, ancak 2026 Ocak ayında beklenenin çok üzerinde bir enflasyon gelmesi durumunda indirim kararlarının pas geçilebileceğini öngörüyorum.”

“Düşük nitelikli büyüme modeli kur istikrarını tehdit ediyor”

Düşük nitelikli büyüme modelinin sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini ve kur istikrarını tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Özdurak, “Yüksek enflasyonun devam etme beklentisi ve faiz indirimlerinin sürme ihtimali, reel faizin cazibesini azaltarak kur üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin 3. çeyrek büyüme verilerini yorumlarken en büyük sorunu şöyle açıklayabiliriz: Büyümenin lokomotiflerinin inşaat ve finans gibi düşük verimli, düşük katma değerli alanlar olması, kaynakların inovasyona değil, spekülatif kazançlara yönlendirildiğini gösteriyor. Bu yapı, topluma sadece ‘karnını doyurup barınabildiğine şükreden’ bir durumu empoze ediyor. Bu düşük nitelikli büyüme modeli, güçlü ve sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini düşürüyor ve kur istikrarını tehdit ediyor” dedi.

“Fed üyelerinin faiz beklentileri, küresel sermaye akışını etkiliyor”

Doç. Dr. Özdurak, “ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin faiz beklentileri (FOMC), küresel sermaye akışını etkiliyor” diyerek sözlerine şöyle sürdürdü:

“FOMC beklentilerine göre, faiz indirim döngüsü yaklaşıyor olsa da ABD faizleri 2025 boyunca yüksek kalacaktır (2025 medyan beklenti yüzde 3.6). Bu durum, küresel sermayenin ABD gibi güvenli limanlara akışını sürdüreceği anlamına gelir ki, bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı baskısını korur. Orta vadede faizlerin yüzde 3 civarındaki nötr seviyeye inmesi beklenirken, bu durum küresel likiditeyi artırsa bile, yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelmesi büyük ölçüde ülkenin kendi iç dinamiklerine ve makroekonomik stratejisine bağlı olacaktır.”

“2026’dan beklenti nitelikli bir mücadelenin başlatılması”

2026’dan temel beklentinin mevcut duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılması olduğunu belirten Doç. Dr. Özdurak, “Öte yandan, TÜİK’in Ocak 2026’dan itibaren AB standartlarına uyum amacıyla yapacağı metodolojik değişiklikler (Ulusal Hesaplar verisiyle ağırlık yapısının belirlenmesi gibi) teknik olarak uluslararası uyumu sağlasa da Türkiye’deki gelir dağılımı bozukluğu ve konut/kira gibi temel ihtiyaçlardaki fahiş artışlar nedeniyle hissedilen enflasyon ile resmi enflasyon arasındaki makası açabilir ve veriye olan güveni azaltabilir. Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin temel sorunu, sadece para politikasıyla çözülemeyecek kadar derin olan, katma değeri düşük bir büyüme modeli ve enflasyondaki yapısal yapışkanlıktır. 2026’dan temel beklenti, bu duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılmasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026

      Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %35,55 arttı, aylık %2,38 arttı YD-ÜFE 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,38 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,53 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %28,90 artış gösterdi.

    Geçmişi yüzyıllara dayanan ipekböcekçiliği yeniden canlandırılıyor

      Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal üretimi güçlendirmek ve unutulmaya yüz tutan geleneksel üretim alanlarını yeniden canlandırmak amacıyla ipekböcekçiliğini yaygınlaştırma çalışmalarını sürdürüyor.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    Meme kanseri annelik hayallerine engel değil

    • Mart 23, 2026
    • 3 views
    Meme kanseri annelik hayallerine engel değil

    Bornova’da Endometriozis Farkındalığı

    • Mart 23, 2026
    • 4 views
    Bornova’da Endometriozis Farkındalığı

    Buca’da sağlıklı yaşlanmanın yolları konuşulacak

    • Mart 23, 2026
    • 3 views
    Buca’da sağlıklı yaşlanmanın yolları konuşulacak

    APİKAM Kent Söyleşileri’nde Şark Tiyatrosu’nun İzmir Yolculuğu

    • Mart 23, 2026
    • 8 views
    APİKAM Kent Söyleşileri’nde Şark Tiyatrosu’nun İzmir Yolculuğu

    “High Potential” 24 Mart’tan İtibaren Her Salı 21.30’da Yeni Bölümleriyle FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!

    • Mart 23, 2026
    • 12 views
    “High Potential” 24 Mart’tan İtibaren Her Salı 21.30’da Yeni Bölümleriyle FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!

    Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026

    • Mart 23, 2026
    • 13 views
    Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026