40. Genç Günler Söyleşilerinin İlk Konuğu İlker Kaleli’ydi

  • Magazin
  • Mayıs 11, 2026
  • 0 Comments

Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler başladı. Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Berna Adıgüzel’in yaptığı söyleşinin konuğu İlker Kaleli’ydi.

40. Genç Günler kapsamında Şehir Tiyatroları’nda konuk ettiğimiz oyuncu ve müzisyen İlker Kaleli, gençlerle oyunculuk ve müzik üzerine keyifli bir söyleşide buluştu. Sanat üretimi, yaratıcılık süreci ve disiplinler arası çalışmalar üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

Moderatörün “oyuncu olmaya veya bu mesleğe girmeye nasıl karar verdiniz? Nasıl karşılaşmalar, nasıl kırılmalar oldu hayatınızda?” sorusu üzerine:

İlker Kaleli: “Çocukken hepimizin oynadığı oyunları ben biraz fazla ciddiye aldım. Yaşım büyüdü, büyüdükçe oyunlar da büyüdü. Oyun oynamanın benim için bir hayatta kalma yolu olduğunu bu yaşlarda yeni anladım. Baktım ki ilgi alanım çok fazla. Hepsinde dibine kadar gitmeye çalışan bir çocuktum. O anda kendimin farkına varmak gibi bir durum yaşadım. Hepsini tek bir potada nasıl eritirim diye düşünürken karşıma çıkan insanlar da büyük etken oldu. Tanıştığın insanlar kapılar açıyor. Bu kapılar da oyuncu anlamında görülmeme yol açtı.

Moderatörün “Sanat Yönetimi gibi çok teorik bir şey okudun. Şahika Tekand’la çalışıyordun aynı zamanda. Ondan sonra da disiplini çok fazla bir yer olan Londra’da bir okula gittin. Sende nasıl dengelendi. Bütün bu metotları nasıl birbiri içinde erittin?”

İlker Kaleli cevaben: “Bu alışveriş hala devam ediyor. Lisede kendi kendime bir şekilde disipline olmam gerekiyor, dedim. 17 yaşında bir çocukken rüyalarımda sahneye çıktığımı görürdüm. Kalbim atıyordu. Delirmiş durumdaydım, gözüm hiçbir şey görmüyordu. Sadece tiyatro, benim oyunculuğu öğrenmem gerekiyor, diyordum. Bir şey yapmak istiyordum ama nasıl yapılacağına dair hiçbir fikrim yoktu. Sanat Yönetimi bölümü tiyatro ağırlıklıydı. Konservatuvarda olan başka dersler de vardı. Birçok önemli kişiyle orada temas kurdum. Şahika Hoca’yla orada tanıştım. Orada en önemlisi düşünmeyi öğrendim. Orası benim için iyi bir deney alanı oldu.

Sonra Londra macerası başladı. O sene 8000 kişi başvurmuştu, 22 kişi aldılar. Çok sert bir okuldu hakikaten. Orada bakış açısı çok farklı. Format farkı var.

Sanat Yönetimi bölümünde ise herkesten, her hocadan aldığım bir şey oldu. Usta-çırak ilişkisine inanan bir insanım ben. Genç bir oyuncunun farklı ustalarla vakit geçirmesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.

Moderatör Berna Adıgüzel: “Oyunculuğun sezgisel bir yanı var. Teknik, eğitim, metotlar… Bunların dengesini nasıl kuruyorsun?”

“Duruma göre, projesine göre değişiyor. Bir kere öğrenme aşamasında sadece teknik çalışılması gerekiyor. Teknik olmadığı zaman nevroz geçiren bir insana dönüşüyor oyuncu. Bunun yanında yaratıcılığını arttıran şeylerle beslenmesi gerekiyor. Yol açmak gerekiyor. Teknik, yöntem insana birtakım kapılar açıyor. Dışarı taşmanın yollarını açıyorsun kendine.”

“Oyunculuğun Yüzde Sekseni Bence Dinlemekten Geliyor”

En önemlisi dinlemek bu arada. Oyunculuğun yüzde sekseni bence dinlemekten geliyor. Eğer dinlersek gerçek bir ilişki kurabiliriz. Dinlemek sadece karşındakini dinlemek değil, kendini dinlemek, ortamı dinlemek.”

Moderatör Berna Adıgüzel: “Sen disiplinler arası bir sanatçısın. Hem müzik var hayatında hem oyunculuk var. Bu iki disiplin birbirini nasıl besliyor? Sen bir karakteri çalışırken onun ritmini, müziğini buluyor musun?”

“Çoğu zaman karaktere dair bir müzik çalıyor kafamda. Karakterin haline dair müzik duyuyorum. Bazen resmini çiziyorum. Karalama dahi olsa bir şeyler anlatıyor. Bence her sanat dalı birbirini çok besliyor. Oyuncu dediğin insanın da oyunculuk dışında bir şeylerle ciddi alakadar olması gerekiyor. Çünkü oyuncunun hayatı kendi içine kapalı bir hayat.”

Moderatör: “Yurtdışında da yaptığınız projeleriniz var. Başka bir dilde oynamak çok zor. Dil bilmek yeterli değil orada oynamak için. O yerin kültürü var. Beden dili bile farklı bizden. Nasıl başardın?”

“Oyunculuğun büyülü olduğu nadir anlar oluyor. Ve bunun çoğunluğu anadilinde oluyor. Özellikle tiyatroda çok güzel anılarım var. Büyülü dediğim şey ise orada yazanı değil de yazmayanı oynamak. Karakterin gizlemeye çalıştığı şeyi sızdırabiliyorsan o zaman çok keyifli oluyor.”

“Değer Vereceğiniz Bir Uğraşınızın Olması Şart”

Moderatör: “Gençler bu sektörde neye hazır olmalı? Sen kendi ışığını nasıl buldun?”

“Gençler uzun ve belirsiz bir yola hazırlıklı olmalı. Başarıya hiçbir zaman hazırlıklı olamazsın. Oyunculuk insan doğasını inceleyen bir bilim dalı gibi bir şey. Kendi adıma doğru bildiğim ve inandığım şeyleri hiçbir şey için satmamak. Naçizane kendi duruşum dışında yaslanabileceğim hiçbir şey olmadı hayatımda. Kendimi hayal kırıklığına uğratmamak aslında. Aynaya bakabilmeye her zaman devam etmek. Gerisi hep kör dövüşü, karanlıkta yol bulmak.

Oyunculuğun çok zikzakları var. Mutlaka oyunculuğu kenara park ettiğinizde değer vereceğiniz bir uğraşınızın olması şart.”

Söyleşi sonrası İlker Kaleli’ye sürpriz bir doğum günü kutlaması gerçekleştirildi.

Söyleşinin sonunda İlker Kaleli’yi kutlayan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:

“Huzurlarınızda bir kez daha İlker Bey’e teşekkür ediyorum. Davetimize teveccüh gösterdi. Çok keyifli ve içten bir sohbetti. Çok teşekkür ediyoruz.

Bu yıl 40.’sını düzenledik Genç Günler’in. Hazır mıyız? mottosuyla düzenledik. Söyleşilerimizin ilkini İlker Bey’le yaptık” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    Eti Popkek’in Yeni Reklam Yüzü Beyazıt Öztürk Oldu!

    ETİ Popkek’in “Doyana da Popkek, Doymayana Popkek” sloganıyla hayata geçirdiği iletişim kampanyası, Türkiye’yi kahkahaya doyuran Beyazıt Öztürk’ün rol aldığı yeni reklam filmiyle devam ediyor.

    Fulin, Pop müziğin kimyasını değiştirecek şarkı arayışında

    “Doğal şarkıcılığı” ilke edinen Fulin, sosyal medyadan kendisine yağan “yapay zeka” temelli bestelerin yüzüne bile bakmıyor Çıkış yaptığı 2014 yılında seslendirdiği “İçinden Oku” şarkısından bugüne kadar pop müziğin arabeske göz kırpmayan yönüne hizmet eden Fulin son olarak 2026 yılında çıkardığı “Yana Yana” şarkısıyla bu geleneğini sürdürdü.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    Tarihi Eserler Kayıt Altına Alınıyor

    • Mayıs 14, 2026
    • 1 views
    Tarihi Eserler Kayıt Altına Alınıyor

    Eti Popkek’in Yeni Reklam Yüzü Beyazıt Öztürk Oldu!

    • Mayıs 14, 2026
    • 2 views
    Eti Popkek’in Yeni Reklam Yüzü Beyazıt Öztürk Oldu!

    Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı

    • Mayıs 14, 2026
    • 1 views
    Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı

    Osmangazi’de Engelleri Aşan Keşif Yolculuğu

    • Mayıs 14, 2026
    • 2 views
    Osmangazi’de Engelleri Aşan Keşif Yolculuğu

    Jolly ile Zamanda Yolculuk: Mısır’ın Büyüsü Yeniden Keşfediliyor

    • Mayıs 14, 2026
    • 2 views
    Jolly ile Zamanda Yolculuk: Mısır’ın Büyüsü Yeniden Keşfediliyor

    Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

    • Mayıs 13, 2026
    • 4 views
    Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi