Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, protez uygulamalarının konuşma fonksiyonu, ağız yapısına uyumu ve protezlerin altında gıda birikimi hakkında açıklamalarda bulundu.
Dişlerdeki değişiklikler konuşmayı etkileyebiliyor!
Konuşurken dil, dudaklar ve dişler başta olmak üzere ağız içindeki birçok yapıyı kullandığımızı ifade eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bu yapılardan herhangi birindeki şekil bozukluğu veya eksiklik, konuşmayı etkileyebilir. Dolayısıyla dişlerin çekilmesi de konuşmayı bozabilir.” dedi.
Özellikle diş çekimi sonrası damak protezi kullanan hastalarda konuşma değişiklikleri görülebileceğini aktaran Prof. Dr. Bellaz, “Ancak genellikle birkaç aylık alışma sürecinin ardından konuşma yeniden düzelir. Hasta, dişsizliğe alıştıktan sonra yeni dişler yapıldığında konuşma tekrar kısa süreli olarak etkilenebilir. Bunun nedeni, ağız içindeki yeni yapıya uyum sağlama sürecidir.” şeklinde konuştu.
Protez yapılırken dişlerin boyu ve konumu konusunda hassas davranılmalı!
Dişlerin ağız içinde bulunması gereken belirli bir konum olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, şunları söyledi:
“Bu, takıp çıkarılabilen bir protez, sabit köprü veya implant üstü protez olabilir. Eğer dişler olması gereken yerden daha içeride ya da daha dışarıda konumlandırılırsa, doğuştan sahip olduğumuz konuşma mekanizması olumsuz etkilenebilir. Çünkü dilin temas etmesi gereken belirli noktalar vardır. Dişler çok geride olursa dil dişlere takılabilir; çok ileride olursa ise hava kaçakları meydana gelebilir.
Bu nedenle protez yapılırken dişlerin hem boyu hem de konumu konusunda son derece hassas davranılması gerekir. Hareketli ya da sabit protezlerde bu kurallara dikkat edilmediğinde konuşma bozulabilir. Ancak planlama ve uygulama doğru yapıldığında protezler konuşma açısından herhangi bir sorun yaratmaz.”
Protezin uyumu ne kadar iyi olursa olsun, gıda birikimi oluşabilir!
Gerek hareketli protezlerde gerekse sabit köprülerde, protezin altına gıda kaçmasıyla ilgili çeşitli durumlar söz konusu olabileceğine de işaret eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Burada temel amaç ağız dokularının korunmasıdır.” dedi.
Damak protezi kullanan kişilerde zamanla çene kemiğinde erime meydana gelebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Normalde alt çenenin yüksekliği yaklaşık 4-5 santimetreyken, dişlerin çekilmesinden sonra kemik erimesine bağlı olarak bu yükseklik 2-2,5 santimetreye kadar düşebilir. Biz protezlerle bu kaybı telafi etmeye çalışsak da protezin uyumu ne kadar iyi olursa olsun, bazı durumlarda kenarlarda az miktarda gıda birikimi oluşabilir.” açıklamasını yaptı.
Protezin ağız dokularına uyumu ne kadar iyi olursa, altında gıda birikimi de o kadar azalır!
Protezin dokularla ve kaslarla uyumunun ne kadar iyi sağlanırsa gıda birikiminin de o kadar azalacağını kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz , “Ayrıca tutuculuğu yeterli olmayan protezlerde kullanılan protez yapıştırıcıları da protezin altında gıda birikmesini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu ürünler toz veya krem formunda bulunabilir.” dedi.
Buradaki temel faktörün, protezin doğru şekilde yapılması ve ağız dokularına iyi uyum sağlaması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bellaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sabit köprülerde de benzer durumlar yaşanabilir. Eksik dişlerin yerine yapılan köprülerde, özellikle diş eti çekilmesine bağlı olarak bazı bölgelerde gıda birikimi görülebilir. Ancak burada söz konusu olan genellikle yoğun bir birikim değil, küçük kalıntılardır. Bu nedenle düzenli diş fırçalama, arayüz fırçası kullanımı ve ağız hijyenine dikkat edilmesi büyük önem taşır.
Diş eti çekilmesi meydana geldiğinde, kaybedilen dokuları tamamen geri getirmek her zaman mümkün olmayabilir. Diş çekildiğinde yalnızca diş değil, aynı zamanda onu çevreleyen kemik dokusu da kaybedilir. Bu durum zamanla bazı boşlukların oluşmasına ve gıda birikimine zemin hazırlayabilir.
Biz protezleri planlarken bu boşlukları azaltmak amacıyla bazı düzenlemeler yapıyoruz. Ancak her tedavinin belirli sınırları vardır. Mükemmel sonuç her zaman mümkün olmasa da amaç, hastaya fonksiyonel, estetik ve hijyen açısından en iyi sonucu sunmaktır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı







