Nezaket mi, psikolojik bir sorun mu? Sürekli özür dilemek özgüveni tüketiyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, sürekli ve gereksiz özür dileme davranışının psikolojik temelleri, toplumsal cinsiyet etkileri, olumsuz sonuçları ve bu davranışın nasıl değiştirilebileceği konusunda bilgi verdi.

Özür dilemek, kişinin onaylanma ve reddedilmekten kaçınma ihtiyacını yansıtıyor!

Sürekli ve yerli yersiz özür dileme davranışının, genellikle düşük benlik saygısı, sosyal anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya bağımlı kişilik özellikleriyle ilişkili olabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Özür dilemek burada sadece bir nezaket ifadesi değil, aynı zamanda kişinin onaylanma ve reddedilmekten kaçınma ihtiyacının bir yansımasıdır.” dedi.

Sosyal fobisi olan bireylerin, aslında herhangi bir yanlış yapmasa bile ‘yanlış anlaşılma’ ihtimaline karşı sürekli özür dileyebileceklerini aktaran Aydın, “Sürekli özür dileme davranışının kökeninde çoğunlukla çocuklukta yaşanan ebeveyn tutumları ve aile dinamikleri bulunur. Aşırı eleştirel, otoriter veya cezalandırıcı ebeveyn tutumları, çocuğun ‘yanlış yaparsam sevgiyi kaybederim’ inancını geliştirmesine yol açabilir. Ayrıca travmatik deneyimler, özellikle de duygusal veya fiziksel istismar, çocuğun ilerleyen yaşlarda uyum stratejisi olarak sürekli özür dilemesini tetikleyebilir. Böyle bir çocuk yetişkinlikte de karşısındakinin öfkesini yatıştırmak için refleksif olarak özür dilemeye devam edebilir.” şeklinde konuştu.

Sürekli özür dilemek, zamanla özgüvensiz algılanmaya yol açabiliyor!

Sürekli özür dilemenin, sosyal ilişkilerde hem kişinin kendisi hem de çevresi için yorucu hale gelebileceğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Başlangıçta mütevazı ve düşünceli bir tavır olarak algılansa da, zamanla kişinin özgüvensiz, kararsız veya pasif biri olarak görülmesine neden olabilir.” dedi.

Arkadaşlık ve romantik ilişkilerde bu durumun, karşı tarafın üstün konumda hissetmesine ve ilişki dinamiğinin dengesizleşmesine yol açabileceğine işaret eden Aydın, sürekli özür dileyen bir bireyin, partneriyle tartışmalarda haklı olsa bile geri adım atarak sağlıksız bir ilişki döngüsünü pekiştirebileceğini aktardı.

Sürekli özür dilemenin arkasındaki esas psikolojik temel…

Sürekli özür dileme eğilimine, genellikle aşırı kaygı, suçluluk duyguları, utangaçlık, onaylanma ihtiyacı ve kararsızlık gibi psikolojik belirtilerin eşlik ettiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Klinik gözlemler, bu kişilerin sık sık ruminasyon (aşırı düşünme), kendi davranışlarını tekrar tekrar sorgulama ve başkalarının tepkilerine aşırı duyarlılık sergilediğini ortaya koyuyor.” dedi.

Aydın, “Dolayısıyla özür dilemek tek başına bir belirti değil, daha geniş bir kaygı ve özgüven sorunlarının görüntüsü olabilir.” açıklamasını yaptı.

Kadınların daha fazla özür dilemesi biyolojik değil, cinsiyet rolleriyle ilgili!

Araştırmaların, kadınların erkeklere kıyasla daha fazla özür dilediğini gösterdiğine değinen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bunun nedeni, kadınların yanlış davranışı daha kolay algılamaları ve sosyal ilişkilerde uyumu koruma eğilimlerinin daha yüksek olmasıdır.” dedi.

Ancak bu farkın biyolojik değil, daha çok toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili olduğunu vurgulayan Aydın, “Küçük yaşlardan itibaren kız çocuklarına daha fazla uyumlu, ‘iyi’ ve ‘kibar’ olma mesajı verilirken, erkek çocukları daha fazla bağımsızlık ve otoriteye teşvik edilir.” ifadelerini kullandı.

Hangi durumlarda gereksiz özür dilendiğinin farkına varılmalı!

Sürekli özür dileme davranışını değiştirmek için öncelikle öz farkındalık geliştirmenin önemli olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kişi, hangi durumlarda gereksiz özür dilediğini fark ederek bir ‘özür günlüğü’ tutabilir. Bunun yerine teşekkür etmek; ‘geç kaldım, kusura bakma’ yerine ‘beklediğin için teşekkür ederim’ gibi alternatif ifadeler kullanmak, davranışın otomatikleşmesini kırmada etkili olur. Ayrıca bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişinin düşünce kalıplarını sorgulamasına ve daha sağlıklı iletişim becerileri geliştirmesine yardımcı olur. Özellikle güvenli iletişim pratikleri sayesinde kişi, özür dilemeden de saygılı ve net biçimde kendini ifade etmeyi öğrenebilir.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin “Mavi Gün”

    Memorial Sağlık Grubu, kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinliklerini düzenledi.

    Başkan Tugay’dan 14 Mart’ta ortopedinin çınarına ziyaret

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    Büyükşehir’le fotoğrafın tarihsel yolculuğuna çıktılar

    • Mart 15, 2026
    • 52 views
    Büyükşehir’le fotoğrafın tarihsel yolculuğuna çıktılar

    Kartepe’li Çocuklar Tiyatro ve Eğlenceyle Buluştu

    • Mart 15, 2026
    • 54 views
    Kartepe’li Çocuklar Tiyatro ve Eğlenceyle Buluştu

    Yenişehir’de Mersin’in tarihine yolculuk

    • Mart 15, 2026
    • 37 views
    Yenişehir’de Mersin’in tarihine yolculuk

    Osmangazi Belediyesi Orhan Kemal’in Edebiyat Mirasını Yaşatıyor

    • Mart 15, 2026
    • 44 views
    Osmangazi Belediyesi Orhan Kemal’in Edebiyat Mirasını Yaşatıyor

    Kadın Girişimciler Bayram Sokağı Kapılarını Açtı

    • Mart 15, 2026
    • 44 views
    Kadın Girişimciler Bayram Sokağı Kapılarını Açtı

    Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin “Mavi Gün”

    • Mart 15, 2026
    • 56 views
    Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin “Mavi Gün”