Stres duygusal açlığı artırıyor

Yoğun bir günün ardından dolaba yönelmek ya da stresli bir anda atıştırma isteği duymak birçok kişi için tanıdık bir durumdur. Bu tanıdık hissin arkasında ise çoğu zaman hormonların etkisi vardır. Stres sırasında beynin, kortizol adı verilen bir hormon salgıladığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kortizolün temel görevi vücudu tehlikeye hazırlamaktır ancak bu süreçte iştah da belirgin şekilde artar. Kaygı, korku ve öfke gibi duygular beyin tarafından ‘tehlike’ olarak algılandığı için, stres anlarında vücut daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu düşünür. Bu nedenle stresliyken yemek yeme isteği, özellikle ani ve kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkabilir” dedi.

Günlük hayatta her yeme isteği gerçek bir açlıktan kaynaklanmaz, bazı durumlarda bu istek duygusal tetikleyicilerle ortaya çıkar. Duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden farklı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Fiziksel açlık yavaş yavaş gelişir, mide guruldaması gibi bedensel sinyallerle kendini gösterir ve kişi hemen her türlü yiyeceğe açık hale gelir. Duygusal yeme ise ani başlar ve çoğu zaman açlıktan çok bir boşluk hissiyle ilişkilidir. Bu durumda kişi belirli yiyeceklere yönelir ve yeme davranışının ardından pişmanlık ya da suçluluk gibi duygular yaşayabilir. Burada asıl ihtiyaç beslenmekten çok, duyguları bastırma çabasıdır” şeklinde konuştu.

Beynin stresle başa çıkma yolu: şeker

Stresli anlarda özellikle tatlı ve karbonhidratlı besinlere yönelmenin rastlantı olmadığını belirten Unutmaz, “Bu tür yiyecekler beyinde dopamin ve serotonin salgısını geçici olarak artırarak kısa süreli bir rahatlama hissi yaratır. Beyin bu süreçte adeta ‘şekerle sakinleş’ mesajı verir ancak bu etki kalıcı değildir. Eğer kişi bu döngüyü sık sık yaşıyor, yemek sonrasında yoğun pişmanlık hissediyor, kendini kusturma gibi davranışlar gösteriyor ya da en ufak boşluk anını stres olarak algılayıp kontrolsüz şekilde yeme eğilimi sergiliyorsa, yalnızca diyetle çözüm aramak yeterli olmayabilir. Duygular önemli birer sinyaldir ve yemek onların yerine geçmesi gereken bir çözüm değildir. Bu noktada psikolog ya da psikiyatri desteği almak büyük önem taşır” uyarısında bulundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam Projesi

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Optisyenlik Programı’nın ana yürütücülüğünde hayata geçirilen “Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam” projesi kapsamında, Hatay’ın Defne ilçesindeki Gümüşgöze İlkokulu’nda çocuklara yönelik göz sağlığı taraması yapıldı.

    Kanserle Mücadelede Yenilikçi Yaklaşımlar Masaya Yatırıldı

    Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Onkoloji Enstitüsü Müdürlüğünün ev sahipliğinde düzenlenen “Translasyonel Onkoloji Sempozyumu”, kanser araştırmalarında disiplinler arası iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı oturumlara sahne oldu.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL’ye ulaştı

    • Şubat 7, 2026
    • 19 views
    ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL’ye ulaştı

    Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam Projesi

    • Şubat 7, 2026
    • 31 views
    Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam Projesi

    Karanlıktan aydınlığa bir yolculuk

    • Şubat 7, 2026
    • 15 views
    Karanlıktan aydınlığa bir yolculuk

    12 Bölümden Oluşan ‘Veteriner Dostlar’ın 5. Sezonu, 9 Şubat Pazartesi Saat 20.00’de National Geographic WILD Ekranlarında Başlıyor!

    • Şubat 7, 2026
    • 16 views
    12 Bölümden Oluşan ‘Veteriner Dostlar’ın 5. Sezonu,   9 Şubat Pazartesi Saat 20.00’de   National Geographic WILD Ekranlarında Başlıyor!

    Süreyya İlmen Paşa, vefatının 71. yılında anıldı

    • Şubat 6, 2026
    • 41 views
    Süreyya İlmen Paşa, vefatının 71. yılında anıldı

    Beylikdüzü Sanat Buluşmaları’nda Sosyal Çürüme Ele Alındı

    • Şubat 6, 2026
    • 43 views
    Beylikdüzü Sanat Buluşmaları’nda Sosyal Çürüme Ele Alındı