Güzel oyuncu Fadime Tek ile Türk Sinemasından, Hollywood’a uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Soru 1: Öncelikle hoş geldiniz, nasılsınız? Oyunculuk serüvenine nasıl başladınız? Sizi bu alana iten ne oldu?
Fadime Tek: Teşekkür ederim, çok iyiyim. Oyunculuk benim için bir meslekten önce bir ifade biçimi oldu. Küçüklüğümden beri insanları gözlemlemeyi, hikâyelerin içine girmeyi ve farklı karakterlerin dünyasını keşfetmeyi seviyordum. Zamanla bunun sadece bir ilgi değil, hayatımın merkezine koymak istediğim bir tutku olduğunu fark ettim. Kamera karşısında kendimi özgür hissediyorum ve her yeni karakter bana başka bir hayatı deneyimleme fırsatı veriyor.
Soru 2: Oyunculukla ilgili eğitim aldınız mı? Aldığınız eğitimler kariyerinize nasıl katkı sağladı?
Fadime Tek: Evet, çeşitli oyunculuk eğitimleri aldım ve hâlâ öğrenmeye devam ediyorum. Oyunculukta gelişimin sonu olduğuna inanmıyorum. Eğitimler bana sadece teknik anlamda değil, duyguları daha doğru aktarmak ve karakterleri daha derin analiz etmek konusunda da çok şey kattı.
Soru 3: Boş zamanlarınızda nelerle vakit geçirmekten hoşlanırsınız?
Fadime Tek: Spor yapmayı seviyorum. Özellikle pilates hem fiziksel hem zihinsel olarak beni dengeliyor. Bunun dışında film izlemek, senaryo okumak ve doğayla iç içe vakit geçirmek bana ilham veriyor. Bazen sadece insanları gözlemlemek bile oyunculuk adına çok şey öğretiyor.
Soru 4: Canlandıracağınız karakterle aranızda nasıl bir bağ kuruyorsunuz? Rolünüze çalışırken nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?
Fadime Tek: Önce karakteri yargılamadan anlamaya çalışıyorum. Neyi seviyor, neden korkuyor, nasıl düşünüyor… Bunları keşfettikten sonra onun dünyasına girmek daha kolay oluyor. Karakterin geçmişini zihnimde kuruyor, davranışlarının nedenlerini araştırıyorum. Böylece rolü oynamaktan çok yaşamaya çalışıyorum.
Soru 5: Sizce bir oyuncunun kariyerinde en önemli unsurlar nelerdir?
Fadime Tek: Disiplin, sabır ve gözlem yeteneği. Yetenek çok önemli ama tek başına yeterli değil. Oyuncunun sürekli kendini geliştirmesi, öğrenmeye açık olması ve vazgeçmemesi gerekiyor. Çünkü bu meslek emek isteyen uzun bir yolculuk.
Soru 6: İleride yer almak istediğiniz özel bir proje veya oynamak istediğiniz bir rol var mı?
Fadime Tek: Psikolojik derinliği olan, dönüşüm yaşayan güçlü kadın karakterleri canlandırmayı çok isterim. Ayrıca uluslararası projelerde yer almak ve farklı kültürlerden hikayeler anlatmak hedeflerim arasında. Ve beni en çok kusurları olan karakterler çekiyor. Herkesin sevdiği değil, herkesin anlamaya çalıştığı insanları oynamak istiyorum. Güçlü görünen ama içinde kırılganlık taşıyan, karanlığı ve ışığı aynı anda barındıran kadın hikâyeleri ilgimi çekiyor. Özel bir hayalim varsa, o da bir kadın jokeyi canlandırmak. Atın üzerinde sadece yarışan değil, kendi hayatıyla da mücadele eden bir kadının hikayesini anlatmak isterdim.
Soru 7: Oyunculuk kariyerinizde size ilham veren kişiler oldu mu? Kimleri kendinize örnek alıyorsunuz?
Fadime Tek: Evet, oldu. Türkiye’de özellikle Nazan Kesal, Devrim Yakut ve Tilbe Saran gibi oyuncuların sahiciliğine ve karakter yaratma becerilerine hayranım. Eğer bugün hayatta olsaydı, Ferhan Şensoy ile aynı projede bulunmayı çok isterdim. Sanata bakışı ve üretkenliği benim için her zaman ilham verici olmuştur. Dünya sinemasında ise Cate Blanchett, Tilda Swinton, Cillian Murphy ve Joaquin Phoenix gibi her rolünde tamamen dönüşebilen oyuncuları ilgiyle takip ediyorum. Onların cesur seçimleri ve karakterlere kattıkları derinlik bana ilham veriyor.
Soru 8: Birlikte oynamak istediğiniz bir oyuncu var mı?
Fadime Tek: Türkiye’de bir gün Nazan Kesal ya da Tilbe Saran ile aynı sahneyi paylaşmak benim için çok özel olurdu. Onların enerjisinden ve deneyiminden beslenebileceğimi düşünüyorum. Dünyada ise Cate Blanchett, Joaquin Phoenix veya Cillian Murphy ile çalışmak isterdim. Çünkü onların oyunculuklarında gösterişten çok derinlik ve dürüstlük görüyorum.
Soru 9: Çocukken okuyup etkilendiğiniz bir kitap var mı? Veya izleyip unutamadığınız bir film sahnesi var mı?
Fadime Tek: Etkilendiğim kitaplar arasında en başa koyabileceğim iki farklı dünya var aslında. Biri Margaret Mitchell’ın Rüzgar Gibi Geçtisi oradaki güçlü kadın karakter, hayatta kalma içgüdüsü ve her şeye rağmen ayakta durma hali beni çok etkilemişti. Sinema tarafında ise Dead Poets Society filmindeki “anı yaşa” fikrini anlatan sahneler ve The Pianist filmindeki sessiz ama çok güçlü anlar hafızamda yer etmiş sahneler arasında. Oyunculuğun bazen tek bir bakışla bile ne kadar güçlü olabileceğini o filmlerde hissettim.
Soru 10: Sanatın başka hangi dallarından hoşlanıyorsunuz? Bilmediğimiz yönleriniz var mı?
Fadime Tek: Sinema dışında fotoğraf ve edebiyatla da ilgileniyorum. Bir kare fotoğrafın ya da birkaç satırın bile güçlü bir hikaye anlatabilmesi beni etkiliyor. İnsanların çok bilmediği yönüm ise detayları fazlasıyla gözlemlemem; bu da oyunculuğuma katkı sağlıyor.
Soru 11: Yakın bir zamanda kamera önüne geçeceğiniz bir proje var mı?
Fadime Tek: Şu an üzerinde görüştüğüm ve değerlendirdiğim dijitale çekeceğimiz bir proje var.
Soru 12: Uzun vadede hedefleriniz ve idealleriniz neler?
Fadime Tek: Kalıcı ve saygın bir oyunculuk kariyeri oluşturmak istiyorum. Sadece popüler olmak değil, yıllar sonra da iz bırakmış projelerle anılmak benim için daha değerli. Uluslararası projelerde yer almak ve sanat yolculuğumu sürekli geliştirmek en büyük hedeflerim arasında.
Soru 13: Son olarak; sizin gibi genç oyuncu adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Fadime Tek: Kendilerine inansınlar ve vazgeçmesinler. Bu meslekte sabır çok önemli. Her deneyim, her seçme ve her reddediliş aslında gelişimin bir parçası. Kendilerini başkalarıyla kıyaslamak yerine her gün bir önceki hallerinden daha iyi olmaya çalışsınlar.
– Çok teşekkür ederiz bu keyifli sohbet için. Başarılarınızın devamını diliyorum… Yeni röportajlarda görüşmek dileğiyle…
Fadime Tek: Ben teşekkür ederim. Umarım sanatın ve hikayelerin insanları bir araya getirdiği nice güzel projelerde buluşuruz. Görüşmek üzere.






