Panik atak fizyolojik bir yanıt ve kontrol altına alınabilir!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun ortaya çıkma mekanizması ve tehlikeli bir durum olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Vücutta olanlar, hayatta kalmaya yönelik fizyolojik tepkiler! 

Panik bozukluğun halk arasında panik atak olarak da bilinen bir anksiyete krizi olduğunu dile getiren Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Sebebi de kafamızda dolaşan olumsuz otomatik düşünceler, tehlike algısı gibi birtakım nedenlerdir.” dedi. 

Vücutta, bir tehlike ile karşılaşıldığında böbrek üstü bezlerinden adrenalin adı verilen bir hormon salgılandığını aktaran Dr. Zorbozan, “Doğada bir yırtıcı ile karşılaştığınızı düşünün, o yırtıcıdan kaçmanız gerekecek. Böbrek üstü bezlerinizden adrenalin salgılanıyor. Yırtıcıdan kaçmak için ne olması gerekiyor? Hızlı koşmanız gerekiyor. Öncelikle kollarınıza ve bacaklarınıza yoğun bir kan pompalanması gerekiyor. Bu kanı pompalayan organımız da kalbimiz. Kanı temizleyen organımız da akciğerlerimizdir. Dolayısıyla kalbinizde ciddi bir çarpıntı başlıyor. Sonrasında kanı temizlemek için sık nefes alıp vermeye başlıyorsunuz. Etrafı daha iyi görebilmek için gözbebekleriniz büyüyor. Kanın gittiği yerlerde, kollarda, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, titreme gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Bütün bunlar adrenalin etkisiyle olan, hayatta kalmak için oluşturduğumuz bir fizyolojik mekanizmadır.” açıklamasını yaptı.

Panik bozukluktan kimse ölmez! 

Doğadaki süreçte bunlar yaşanırken, panik atakta da tam olarak aynı şeylerin yaşandığını ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Zihnimizi bir deniz gibi düşünebiliriz; bu denizin içinde pek çok düşünce yüzüp durur. Ancak ‘burada kalp krizi geçirip öleceğim’, ‘başıma bir iş gelecek’ ya da ‘sevdiklerime bir şey olacak’ gibi otomatik ve olumsuz bir düşünce, bilinçli zihin tarafından yakalanır. Bu düşüncenin ardından böbreküstü bezlerinden adrenalin salgılanır ve kişi, tıpkı doğada bir yırtıcıdan kaçıyormuşçasına tepkiler vermeye başlar.” dedi.

Panik bozuklukla ilgili bazı önemli noktalara değinen Dr. Zorbozan, “Birinci söyleyeceğim şey şu, adrenalinin ömrü iki dakikadır. Yani iki dakika sonra vücuttan parçalanıp gidecek bir şey. Bir diğeri, adrenalin hayatta kalma hormonudur. Dolayısıyla panik bozukluktan kimse ölmez. Hatta biz kalbi duranlara, ölümle burun buruna gelen insanlara adrenalin yapıyoruz. Adrenalin tam aksine sizi hayatta tutmak için salgılanan bir hormon. Panik bozukluktan ötürü vücudumuzda gerçekleşen her şey sağlıklı tepkilerdir. Sağlığınıza herhangi bir zarar vermesi mümkün değil.” şeklinde konuştu. 

Panik atak tek başına bir hastalık değil, bir belirti! 

Panik bozuklukla nasıl baş edileceği konusunda önerilerde bulunan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Öncelikle bunun fizyolojik bir yanıt olduğunu bileceğiz ve panik bozukluktan ötürü kalp krizi geçirmeyeceğimizi, ölmeyeceğimizi, bayılmayacağımızı kabul edeceğiz.” dedi.

Doğada bir yırtıcıdan kaçarken bayılmanın olası bir durum olmadığının altını çizen Dr. Zorbozan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bilinç kaybı, delirme gibi semptomların olması mümkün değil. Öncelikle bu bilinci oturtacağız. Sonrasında da derin nefes alarak adrenalin yanıtını baskılamamız gerekiyor. 3-6-3 kuralı bu gibi durumlarda uygulanabilir. 3 saniye boyunca derin bir nefes alıp, 6 saniye boyunca nefesinizi tutuyorsunuz, sonrasında bu nefesi 3 saniyede veriyorsunuz. Bunu birkaç kez tekrarladığınızda vücuttaki parasempatik sinir sistemi aktive olur ve adrenalin yanıtı baskılanır. Panik nöbetlerle bireysel olarak baş etmekte zorlanıyorsanız ilaç tedavisi de panik nöbetin tedavisinde kullanılabilir. Panik atak tek başına bir hastalık değil, aslında bir belirtidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda, obsesif kompulsif bozukluklarda, başka bir takım ruhsal hastalıklarda da görülebilir.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    MS, kadınlarda daha erken yaşta başlıyor!

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof.

    Sağduyu, dengeyi ve uyumu güçlendiren pusula görevi görüyor!

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, sağduyulu karar vermenin duygular, mantık, değerler ve duygusal zekâ arasındaki dengeyle ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    MS, kadınlarda daha erken yaşta başlıyor!

    • Mayıs 30, 2026
    • 6 views
    MS, kadınlarda daha erken yaşta başlıyor!

    Sağlıklı kent, güçlü sosyal bağlarla mümkün!

    • Mayıs 30, 2026
    • 7 views
    Sağlıklı kent, güçlü sosyal bağlarla mümkün!

    Sağduyu, dengeyi ve uyumu güçlendiren pusula görevi görüyor!

    • Mayıs 30, 2026
    • 7 views
    Sağduyu, dengeyi ve uyumu güçlendiren pusula görevi görüyor!

    “Günde en az üç kez sarılın!”

    • Mayıs 30, 2026
    • 9 views
    “Günde en az üç kez sarılın!”

    “Taş Mektep Hafıza” Kapılarını Açtı

    • Mayıs 30, 2026
    • 13 views
    “Taş Mektep Hafıza” Kapılarını Açtı

    “Kemer sokaklarında sanat var” projesi başladı

    • Mayıs 30, 2026
    • 11 views
    “Kemer sokaklarında sanat var” projesi başladı