Sosyal medyada paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz

Beğenilme ve onay alma isteği insan doğasının temel özelliklerinden biri. Sosyal canlılar olarak varlığımızı sürdürebilmemiz için başkalarıyla ilişki kurmaya ve kabul görmeye ihtiyaç duyarız. Ancak günümüzde sosyal medya, bu doğal eğilimi farklı bir boyuta taşıyarak bireylerin psikolojisi ve toplumsal ilişkileri üzerinde yeni etkiler yaratıyor. Özellikle “like” kültürü, beğeninin karşılığını anında ve geniş kitlelerden alabilme imkânı sunduğundan, bireylerde kısa vadede dopamin salınımını tetikliyor; fakat uzun vadede bağımlılık, kıskançlık ve tüketim baskısı gibi olumsuz sonuçlara yol açıyor. Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “Beğenilme ve onay alma isteği doğamızda var, ama sosyal medya bunu başka bir boyuta taşıyarak insan psikolojisi için zararlı bir hale getiriyor” diyor.

Günümüzde adeta bir “beğeni bağımlılığı” yaşandığını dile getiren Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın sıradan insan ilişkilerinde olmayan bir imkân sunduğuna dikkat çekiyor: “Beğeninin karşılığını hemen ‘like’larla alıyoruz. Üstelik çok daha büyük bir kitleye, hatta tanımadığımız insanlara bile kendimizi beğendirebiliyoruz. Bu kısa vadede dopamin olarak bize dönse de, uzun vadede psikolojimiz ve toplumsal ilişkilerimiz üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.”

Doç. Dr. Alper Bilgili’ye göre bu olumsuz etkilerden en dikkat çekeni ise “kıyaslama”. Kullanıcıların, başkalarının abartılı hatta aldatıcı paylaşımlarını gerçek sandıklarına dikkat çeken Doç. Dr. Alper Bilgili, “Örneğin Utah Valley Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre Facebook kullanıcılarının ciddi bir bölümü diğer insanların kendilerinden daha mutlu bir hayat yaşadığına inanıyor. Missouri Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırmaya göreyse sosyal medya kıskançlık hissini artırıyor. Zaten düşünüldüğünde iki sonucun birbirinden bağımsız olmadığı görülür” şeklinde konuşuyor. 

Sosyal Medya Bağımlılık Yaratıyor 

Sosyal medyanın bağımlılık yarattığına dair geniş bir literatür bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Alper Bilgili, “Gallup araştırmasına göre kullanıcıların %41’i saatte birkaç kez, %11’i birkaç dakikada bir bildirimlerini kontrol ediyor. Bu bağımlılık tesadüf değil; sosyal medya insan psikolojisinin zaaflarına göre bilinçli olarak tasarlanıyor” diyor. 

Doç. Dr. Alper Bilgili’ye göre sosyal medya, tüketim alışkanlıklarını yönlendiriyor. Orada gördüğümüz paylaşımların, tüketim kültürünü sürekli olumlayan bir etki yarattığını vurgulayan Doç. Dr. Alper Bilgili, “İhtiyacımız olmasa da oradakiler gibi tüketmek istiyoruz. Sosyal medya sadece tüketimi özendirmiyor, kolaylaştırıyor da. Geçen sene ‘Kara Cuma’ diye bilinen dönemde TikTok, ‘TikTok Shop’ isimli kendi uygulaması üzerinden günde 100 milyon dolarlık satış yapmayı başardı. Bunun yanında sponsorlu içerikler ve influencer’ların paylaşımları belirli ürünlerin karşımıza çıkmasına neden oluyor. Reklam verenlerin ilgi alanlarımıza erişmesi, uygulama üzerinden bizi tanıyor olması bu sosyal medya uygulamalarını ana akım medyadan çok daha etkili kılıyor. Çünkü firmalar alıcı kitlesini belirleyip bu tür reklamları gerçek muhataplarına ulaştırabiliyor” diyor. 

Minimalizm de Gösterişe Dönüştü 

Sosyal medyada minimalist yaşam tarzına yönelik akımlar da popüler. Ancak Doç. Dr. Alper Bilgili, bu akımların samimiyetini sorguluyor: “Minimalizm, tüketim kültürüne karşı bir duruş gibi görünüyor. Ama sosyal medyada minimalist yaşamakla övünmek, yeni bir statü aracı haline geldi. Bazıları sahip olduklarını azaltmak yerine, minimalist yaşam videolarında gördüklerini edinmeye başladı. Amaç yine beğeni almak oldu.”

Sosyal medya platformlarının da kendi dinamikleri olduğuna işaret eden Doç. Dr. Alper Bilgili, “Bu platformlarda aşırı tüketimle veya gösterişçi tüketimle ilgili bir farkındalık uyandırmak teoride mümkün. Ancak platformların beğeni üzerine kurulu olması, bu platformlardaki algoritmaların temelde kâr amacı gütmeleri, bu iyi niyetli eylemlerin kolaylıkla amacından sapmasına neden olabilir. Tabii detaya inildiğinde sosyal medya platformlarının kullandıkları farklı algoritmalar nedeniyle tüketimle ilgili farkındalık oluşturma potansiyelleri arasında da ayrıma gitmek gerektiği söylenebilir. Örneğin Reddit ile Instagram’ı bu anlamda aynı kefeye koymamak gerekir” şeklinde konuşuyor. 

Doğru Kullanılırsa Faydaları da Var 

Sosyal medyanın olumsuz yanlarının yanında bazı faydaları da olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alper Bilgili, “Doğru kullanılırsa iyi bir network ve bilgi kaynağı olarak işlev görebiliyor. Özellikle konvansiyonel medyayla kıyaslandığında sesini duyurmak için etkili bir mecra. Memnuniyetsizlik halinde etkili bir ceza aracı olarak da kullanılabiliyor. Ancak tüm bunlar doğru kullanılma şartına bağlı” diyor. 

Peki olumsuz etkilerden korunmak için ne yapılabilir? Doç. Dr. Alper Bilgili şu önerilerde bulunuyor: “Öncelikle sosyal medyayı neden kullandığımızı sorgulamalıyız. Kullanım sınırlarını aktifleştirmek, bazı günleri ‘Dijital Şabat’ ilan etmek faydalı olabilir. Kendimize sosyal medyanın gerçeği temsil etmediğini hatırlatmamız gerekiyor. Bu platformların bizi esir etme stratejileri, kumarhane taktiklerinden davranışsal psikolojiye kadar pek çok araçtan faydalanıyor. Bunlara ilaveten sosyal medyada ne paylaşacağımızı veya kime ne cevap vereceğimizi düşünürken hayatla olan temasımızı yitirdiğimizi hatırlamak gerekir. Aksi takdirde paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz. Özetle sosyal medyanın olumsuz etkilerinden kaçınmak sadece ciddi bir irade değil, aynı zamanda zamanımızı, enerjimizi ve dikkatimizi paraya çevirmek için tasarlanmış platformlara karşı bilinçli bir farkındalık gerektiriyor.”

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Benzer Haberler

    İnegöl’e 7 Birimli Yeni Aile Sağlığı Merkezi İçin Protokol İmzalandı

    Fatih Mahallesi’nde İnegöl Belediyesi’nin arsa tahsisini gerçekleştirdiği alanda hayata geçirilecek 7 Aile Hekimliği Birimli Bilge Rauf Arıç Aile Sağlığı Merkezi için Bursa Valisi Erol Ayyıldız nezdinde hayırsever Bilge Arıç ile protokol imzalandı.

    İklim krizi çölleşmeyi, çölleşme ise halk sağlığını tehdit ediyor

    İklim eyleminin küresel çölleşme kriziyle olan doğrudan ilişkisine dikkat çeken Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlgilenebileceğiniz Haberler

    Eşsiz Beauty Center, Gaziosmanpaşa’da Kişisel Bakım Trendlerine Yön Veriyor

    • Haziran 16, 2026
    • 1 views
    Eşsiz Beauty Center, Gaziosmanpaşa’da Kişisel Bakım Trendlerine Yön Veriyor

    Hakan Kurşun’un ‘Willkommen’ Eseri Hanau Tren İstasyonu’ndaki Kamusal Sanat Projesinde Yer Alıyor

    • Haziran 16, 2026
    • 2 views
    Hakan Kurşun’un ‘Willkommen’ Eseri Hanau Tren İstasyonu’ndaki Kamusal Sanat Projesinde Yer Alıyor

    Ali Bey Resort Sorgun’da İyi Yaşam Buluşması: Tenis Kortunda Akşam Yemeği, Sound Healing ve Longevity

    • Haziran 16, 2026
    • 7 views
    Ali Bey Resort Sorgun’da İyi Yaşam Buluşması: Tenis Kortunda Akşam Yemeği, Sound Healing ve Longevity

    İnegöl’e 7 Birimli Yeni Aile Sağlığı Merkezi İçin Protokol İmzalandı

    • Haziran 16, 2026
    • 4 views
    İnegöl’e 7 Birimli Yeni Aile Sağlığı Merkezi İçin Protokol İmzalandı

    Yenişehir’de “Emek ve İnsan” sergisi açıldı

    • Haziran 16, 2026
    • 4 views
    Yenişehir’de “Emek ve İnsan” sergisi açıldı

    İklim krizi çölleşmeyi, çölleşme ise halk sağlığını tehdit ediyor

    • Haziran 16, 2026
    • 6 views
    İklim krizi çölleşmeyi, çölleşme ise halk sağlığını tehdit ediyor